Osmanlı’dan kalma bir köydür. Manav, Arnavut ve Lazlar var. Rivayete göre köy 11 haneden oluşuyormuş. Gürle’nin ismi, bir yerleşim yeri olup kalabalık olduğu için “gür” kelimesinden gelmiştir.
Köyümüz ermeni ve Rumlardan kalmış bir köyken, Müslüman gürle Gürcüler ve Makedonya göçmenleri tarafından kurulmuştur. Köylülerin önemli bir bölümü yurt dışına çalışmaya giderken bir kısım köylülerde özellikle Bursa’ya göçmüştür. Köyün ilk yerleşim yeri yukarı tepeye kurulmuştur. Yukarısı eğimli olduğu için aşağıdaki düz ovaya yerleşilmiştir.
Orhangazi İlçesi 20 Eylül 1919 Tarihinde itilaf devletlerinin işgali altına girmiş, 10 Eylül 1922 Tarihinde düşmanın işgalinden kurtulmuş ancak kasaba yandığı için ilçe merkezi 2 Yıl süreliğine Gürle’ye taşınmıştır. Orhangazi ilçe olmadan önce köy bir ilçeydi. Orhangazi Pazarköy iken, Gürle ilçe statüsündeydi. Köy Kurtuluş Savaşı, çete savaşları ve işgaller yaşamıştır.
Orhan Bey Camii, XIV. yüzyılda Sultan Orhan Bey tarafından yaptırılmıştır. Ancak bu tarihi cami, tarih boyunca çeşitli olaylara sahne olmuştur. 1802 yılında İnegöl derebeyi Numan Paşa tarafından yakılan cami, daha sonra restore edilmiş ve günümüzde ilçenin ilk tescilli tarihi yapılarından biri olarak korunmaktadır. Bu durum, caminin tarihi ve kültürel önemini vurgulamaktadır.


Orhan Bey döneminde Lala Şahin’e ait olmadığı anlaşılıyor. Çünkü Bursa şer’i sicillerinde Gürle köyünde 58 dirhem maktu ücret getiren bir bağın, Bursa’daki Hüdavendigar Medresesi vakfına ayrıldığı belirtilmiştir. Gürle, XIV. yüzyıldan XIX. yüzyıla dek ilçe statüsündeydi. Yunan işgali sırasında Orhangazi yandığı için, birkaç yıl mülki amirler bu köyde kalmışlardır. Köyün en yaşlı insanı, soyadından gelen Pakize teyzedir.
Köyde, ayrıca ne zaman yapıldığı bilinmeyen bir hamam da bulunmaktadır.

Bazarköy (Orhangazi) kurulduğu yıllarda Gürle, kaza merkezi idi. Gürle 19. yüzyıla kadar bölgemizin en önemli yerleşim alanı idi. Ünlü islam gezgini İbni Batuta İznik’e giderken Gürle köyünde bir ahinin evine konuk olmuştur. Gürlede Ahi örgütün varlığı, bu tarihte Gürle’nin ne ölçüde büyük bir yerleşim olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Çünkü, o dönemde ki Ahi örgütü bir anlamda Sanayi Odası konumundadır.
Başbakanlık arşivinde bulunan bir belgeye göre Gürle köyü, 1. Murad’ın lalası olan Lala Şahin paşanın vakfı, olduğu yazılıdır. Ancak o zaman bir ilçe merkezi olan Gürle’nin tümü Lala Şahinin vakfı değildir.